21 Aralık 2012 Cuma

Anne-baba masalı..

herkesin bir anne-baba masalı vardır..
benim annem 3 kız annesi..yeri geldiğinde otoriter yeri geldiğinde çocukla çocuk olacak kadar eğlenceli..
15-18 li yaşlarımı düşünüp kendime çok kızıyorum.meğersem annem hep beni düşündüğü için beni uyarırmış. meğersem haklı yere pimpiriklenirmiş.tabii ozamanlar bende kafa beş karış havada..her dediğini ters anlama, anlayamama, kızma, öfke, üfler püfler. ne çekilmezmişim meğer. annem de ne sabırlıymış meğer..benim canım annem hep derdi, anne olunca anlarsın..anne olmadan anladım annem seni.. nekadar ince ve narin olduğunu, düşünceli oluşunu, bizi koruma içgüdüsüyle verdiğin kararları...anne oldum bende sen oldum annecim.. bende senin gibiyim .. senin kadar olmasada pimpirikli :) , çocukla çocuk, yaşlıyla yaşlı..
canım babacığımla bizi en güzel şekilde büyütmek için elinden geleni yapan, iyi birer insan, iyi birer kul olmamız için bizi yetiştiren, - bak kızım, eğer namazımızı güzelce kılarsak, ahirette cennette bizi hertürlü güzellik karşılayacak, meyveler, çikolatalar ne istersen..-istediğimiz kadar çikolatamı?- hemde nekadar istersen..
örtünmemiz için bizi teşvik eden, minik minik eşarplar alan,bizimle brlikte evcilik oynayan, bahçede top oynayan, babamla birlikte her akşam parka götüren,hiç üşenmeden canımız birşey istediğinde üşenmeden kalkıp yapan ( halen yapan, evimize kadar getiren ve eliyle yediren:),sesimizi duymadan rahatedemeyen canım annecim.. 
3 kızında senden birşeyler almış..büyük kızın otoriteni,ortanca kızın düzenli oluşunu,bendenizde eğlenceli yanını:) senin bir tırnağın kadar olabilsem keşke. Rabbim sana hayırlı uzun ömürler nasip etsinne yapsam hakkını ödeyemem benim canım annem..

canım babacığımı anlatmaya kelimelere yetmez. benim babam pamuk gibidir pamuk...bizi sevdiğini her şekilde dile getiren, bir bakışı yeten canım babam. annemin ve bizim bir dediğimizi iki etmeyen, bana hala çikolata alan canım babam :) ben hala onların yanında büyümeyen minik kızları :) 
birbirlerini tamamlayan  ikili annemle babam.. Rabbim sizleri ayırmasın, her ikinize de hayırlı uzun ömürler nasip etsin inşALLAH. 

13 Aralık 2012 Perşembe

23. ay!

ah iki yaş.. .çok sevdik seni :) tam bir büyüme ve atak evresi.çocuğun ne zaman ne tepki vereceğini kesemiyor insan. her gün bir başka hale bürünebiliyor. hergün yeni birşeyler öğrenme hevesinde:) onun gün gün büyümesine şahit olmak gibisi yok.ne zaman büyüyecek, ne zaman yürüyecek, ne zaman konuşacak derken büyüdü işte benim tosunum.
Kelime haznemiz baya genişledi.işte en sevdiklerimiz,anlayabildiklerimiz ve türkçe karşılıkları :)
anniiee-anne
 paba-baba
mia-kedi (bizim dilimizde kedi her daim mia :)
cikcik-kuş
fi fi- fil
iti-iki
giy-pantalon,kazak hepsinin topluca adı giy :)
hu-su
hı-muz
depter-defter
bibi-bebek
gol-top :)
hınhın-araba
wuu-uçak
aak-ayak
il-el
çaç-saç
tulak-kulak
cıcak-sıcak :)

genel düzenimiz ise, uykularımız hala bölükpörçük, yemek düzenimiz yok,iştah sıfır,en çok topla oynamayı, ama genelde benimle ve babasıyla vakit geçirmeyi seviyor. yanında olalım yeter gibi :)
kalemler vazgeçilmezi. nerde kalem görsün hemen birşeyler karalarız.küçücük kağıda olsa bile,bazende kapı ve duvarlara. yetenekli oğlum benim :)
eğlenmeyi, oynamayı, gezmeyi, mutlu olmayıı çok çok seviyor:) o güzel gülen yüzün hiç solmasın annecim..hep gül, hep gül sen emi..


4 Aralık 2012 Salı

Sulu Etkinlik :)


başlığımızdanda anlaşılacağı üzere bol sulu etkinlikleri hamza pek seviyor.hoş suyla oynamayı sevmeyen çocuk pek azdır.biz bu aktarma işini seviyoruz. Hamza tüm yaşıtlarına tavsiye eder:)

.


çocuğun kendi başına birşeyler yapabilmesi, birşeyleri başarabildiğini görmesi onu her açıdan geliştiriyor bence. bu çalışmada El-göz koordinasyonunu geliştirip, kas gelişimine yardımcı oluyormuş..özgüvenide artısı:)

28 Kasım 2012 Çarşamba

yeşille tanışalım, kaynaşalım :)

kasım sonu, aralık başını "yeşil" ay ilan ettiik :) renkleri tanımaya başlayalım dedik. ve önce yeşilde karar kıldık. evde hamzanın ilgisini çeken yeşil oyuncak, sünger, biberon, suluk, top, tabak çanak varsa bulduk. zaten mutfak gereçleriyle arası baya iyi olan hamza bu tanışma faslını pek bir sevdi.


sıra yeşili pekiştirmede..ne de olsa yeşil bir ay boyunca bizimle :)

24 Kasım 2012 Cumartesi

Miladi olarak bugün doğmuşum.dualarınızı bekliyorum:)

hayat; beş harf iki hece..
yaşananlar, yaşanmışlıklar, geçen seneler, anılar..ne kadar çok sığdırıyor içine.
koskoca 28 yıl...bir 28 yılı daha alırmı içine..Allah kerim.
 keşke-si az, iyi ki-si bol, eşimle, oğlumla, ailemle, sevdiklerimle hayırlı, uzun, sağlıklı, bir ömür ekledim sepetime. bol ibadet, bol ahiret azığı da ekliyorum dua sepetime.
sizde ekler misiniz  bir kaç dua, bir kaç cümle....
(notumdur: miladi doğum günümdür.nacizane dua isteğimdir. hicri doğum günüm 1 Rebiülevveldir. duyurulur:) )

parmak boyası yaptık bizzz:)



 Nette gezinirken, evde parmak boyası yapabileceğimi öğrenince pek bir sevindim. bir sürü tarif var, kendi kafama göre yaptım bende. yarım çay bardağı nişasta, yarım çay bardağı su ve 1 kaşık tuz. bunları bir cezvede pişirdim.evde sarı ve mavi renklerde gıda boyalarım vardı. ben sarı ve maviyi de karıştırıp yeşil elde edince üç renk boyamız oldu.boyalarıda piştikten sonra ekledim. aslında pişmeden ekleseydim daha iyi olacaktı. çünkü gıda boyasının rengi ele bulaşıyor. biraz fazla yıkamak gerekiyor sonrasında :)
ilk başlarda eğlense de elleri iyice boya olunca pek hoşlanmadı oğluşum. bizde birdahakine oynayana kadar buzdolabına kaldırdık boyalarımızı.

21 Kasım 2012 Çarşamba

Aktivite halısı

ayşe ile ali sizleri selamlar efendim :)
ayşe ile ali :)
 bu halıyı hamza daha 5 aylıkken yapmıştım. üzerinde yatsın, oynasın diye..yumuşak olması içinde içine kullanmadığım bebek battaniyelerinden birini yerleştirdim.



kumaşları birbirine dikmeden önce makinede aplikelerini yaptım. sonra kumaşları birleştirdim. oldu oğluşuma aktivite halısı :) emeklemeye başlayınca ve yürümenin ilk evrelerinde kenara kaldırmıştım. bugünlerde tekrar çıkardım. üzerinde oyunlarımızı oynuyoruz. böylelikle etrafa döküp saçmamış oluyoruz:) belki böyle birşeyler yapmak isteyenlere, elinde atılduran kumaşları değerlendirme isteyenlere fikir olur.

20 Kasım 2012 Salı

Aktivite zamanıııı

son bir kaç haftadır hemen hemen hergün Hamzanın ilgisini çekecek, onun becerilerini, el-kol koordinasyonunu, duyusal gelişimlerini destekleyecek bazı aktiviteler yapıyoruz. hem beraber birşeyler yapmış oluyoruz böylelikle de oyun halinde öğrenmiş oluyoruz.
Çocuk gelişimi ile ilgili bazı sitelerde gezinirken Montessori eğitimi adında her çocuğun bireysel becerilerine , ilgi alanına uyan, karakter gelişimine destek olan bir eğitim alanı olduğunu öğrendim. buna uygun sitelerde evde de bu eğitim evde ki metaryellerle birşeyler yapabileceğimizi de öğrenmiş olmam beni inanılmaz sevindirdi. çünkü, elimde olan şeyleri değerlendirmeyi, birşeyler üretmeyi seven biriyim..
işte ilk yaptığımız çalışma
transfer çalışması. malzemeler göründüğü üzere yumurta kabı, ceviz veya fındık..cevizleri ve fındıkları yuvarlaklara yerleştirdik


bu çalışma; ince motor kas gelişimini destekliyormuş. Hamza bu transfer işini pek bi sevdi.. zaten aşinaydı birşeyleri bir kaptan diğerine boşaltmak yada doldurmak ilgi alanına giriyor:) mesela çekmeceler gibi :)

19 Kasım 2012 Pazartesi

yemeyen çocuk sendromu??

çocukları iştahsız olan anneler beni çok iyi anlayacaklardır.. ne sıkıntı çektiğimi, takmıyormuş gibi görünüp aslında kafama çok taktığımı, yiyen bir çocuk gördüğümde -maşAllah diyip- iç geçirdiğimi bir ben bir Allah bilir.
anneliğin zorlu taraflarından biri çocukta yemek ve uyku sorunu..hadi uykusunu geçtim de bir yese..
çok yesin diye bir isteğim yokki benim.vitamini bir işe yarayacak kadar yesin yeterki..
oğluşumun gündeminde kahvaltı olayı yok.. şöyleki 1 yaşına kadar vardı.ahım şahım yemese de yiyordu.
nolduysa 1 yaşından sonra doğrudürüst yemez oldu. ı, peynirmiş, zeytinmiş nerdee..içerse süt yada anne sütü, yerse krep oda bir iki lokma, bir de yerse yapmışsam patates kızartması oda bir iki tane..sadece kahvaltımı öğle akşam yemelerimizde benim için kabus oldu. 2 yaşındaki bir çocuk normalde evde yapılan yemeklerden yemeli değil mi? daha doğrusu doktorların demesi öyle.. ama bu bizim için geçerli değil..çorba yiyoruz biz oda her çorba olmaz. ağzının tadına uyarsa yer beyfendimiz.akşam deseniz akşam yemeğimiz de yok bizim. yoğurt yerse oda sade yemez.. içine muz ve bal eklerim öyle yer..canı yemek yemek istemezse püskürtür üstün başın batar.işte böyle.
ah oğulcuğum..korkuyorum acaba ben mi yediremiyorum diye.bir doktorda demesinmi çocuğa yemek yedirmek anneliğin sanatıdır.. pehh.. sanatmış.. götürücem önüne vericem yemeği eline buyur doktor yedir dicem bakalım yedirebilecekmi.. uzaktan birşeyler demek, nasihatler vermek ne kolay başkaları için.
ama inanıyorum bir gün kendi gözlerimle şahit olucam oğlum kendi isteyerek yemek isteyecek.. kararında ve yeterince inşALLAH..

14 Kasım 2012 Çarşamba

Bismillah..

selamünaleyküm herkese..nerden başlayalım nerden es verip girelim bilemedim. neyse ben yazayım sizlerde okuyun inşAllah. efendim bendeniz Muhammed Hamza'nın annesi. bloğumuzu hem bizim için bir anı olsun, hemde kim bilir belki içimizden birilerine naçizane yardım olur diye açalım istedik .. aslına bakarsanız bir bloğum vardı taa ki 2010'larda yazdığım.. velhasıl kelam vaktim pek bulunmadığından yazamadım da, öylece kalakaldı..Velev ki artık bir şeyler yazmak,karalamak,paylaşmak isteyene kadar. 
kendimizi tanıtacak olursak 27 yıllık dünya hayatımda, 3 senedir evli, 2 senedir anneyim. Hayatımın anlamı ise ocak ayında 2 yaşında olacak inşALLAH.işte böyle..hayırlı paylaşımlar o halde :)